Doğum tarihi 3 Temmuz 1883 Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Prag - Ölümü 3 Haziran 1924 Kierling Viyana.
Modern dünya edebiyatına, en çok tartışılan, yorumlara sığmayan ve biçim yönünden edebiyat akımlarına yerleştirilmesi zor eserler bırakan Ret Edebiyatçılarının bir numarası.
Kafka'nın babası Çek proleteryasından geliyordu. Evlendikten sonra zengin bir tüccar olmayı başardı.Annesi varlıklı bir Alman Yahudisiydi. Edebiyat tarihçileri Kafka'nın huzursuz, çekingen, alıngan, iletişim kurmakta güçlük çeken duygulu kişiliğini, yahudi asıllı almanca konuşan bir çek oluşuna ; bulunduğu çevrede yaşadığı yabancılaşmaya bağlarlar.
Kafka 1901 de babasını zoruyla Prag Üniversitesinde hukuk öğrenimine başladı ; bir yandan da sanat tarihi ve Alman Edebiyatı derslerine giriyordu.1906'da Huku doktarasını tamaladı. Önce bir avukatlık bürosunda sonra da mahkemede staını bitirdi. Ve bir sigorta şirketinde çalışmaya başladı.İleride eserlerini yakmak üzere bırakacağı Max Brod ile bu yıllarda dostluk kurdu.
1908 - 1912 yılları arasında siyasal ve toplumsal olaylara ilgi duymaya sık sık toplantılara katılmaya başladı ve buralarda çeşitli edebiyatçılarla ile tanıştı.
1912 - 1914 yılları rasında Felice Baurer ile iki kez nişanmlanmasına rağmen, onunla evlenemedi bu ilişkiden beş yüzün üzerinde mektup kaldı ve bunlar 1967 yılında yayınlandı.
1914 yılındaki birinci dünya savaşına bünyesinin zayıflığı dolayısıyla çağırılmadı.
1917 de ise Kafka'nın aldığı bir haber hayatını alt üst edicekti ; Vereme yakalanmıştı.
1920 yılında Milena Jesenka ile mektuplaşmaya başladı ve bu mektuplarda kitap haline geldi.
Sağlığının kötüye gitmesi üzerine 1922 yılında emekliliğini isteyen Kafka, 1924 yılında Viyana yakınlarındaki Kierling Senatoryumunda hayata gözlerini yumdu.
En çarpıcı uzun öyküsü Dönüşüm... Amerika, Ceza sömürgesi, Hüküm, Dava ve tamamlanamayan Şato Max Brod'un paradoksal ihaneti sonucunda bizlere kadar ulaşmıştır.
Franz Kafka
Kasım 17, 2008 · Kategori: Siradisi Yazarlar
Jerome David Salinger
Kasım 16, 2008 · Kategori: Siradisi Yazarlar
Ret Edebiyatçılarının ikinci basamağı...
Jerome David Salinger, 1 Ocak 1919 tarihinde Manhattan, New York'da dünyaya geldi. Salinger'ın babası Polonyalı bir Yahudi, annesi ise yarı İrlandalı'ydı.
Salinger, ünlü olduğu kadar göz kamaştırıcı da olan dört kitabın yazarıydı. Başyapıtı Çavdar Tarlasında Çocuklar 1951’de, yayımladığı son kitap Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar ise 1963’te basıldı. Salinger hâlâ -muhtemelen- Amerika Birleşik Devletleri’nde New Hampshire ya da New York’ta yaşamını sürdürüyor. 45 yıldır fotoğraf çektirmedi, söyleşi vermedi, ortalarda görünmedi, tek satır yayımlamadı. Yazarın öz kızı Margaret A. Salinger bundan yedi-sekiz yıl önce babasına dair Dream Catcher bir anı kitabı yayımlamıştı. Yazarın oğlu, tanınan bir aktör oldu. Yine de Salinger’ın izine ulaşan yok. Budizm’e yöneldiği, hatta “Scientology” tarikatına ilgi duyduğu yazıldı. Okurları, yayımlamasa da Salinger’ın hâlâ yazdığına inanıyor. Dünyanın en gizemli yazarını görebilme umuduyla Birleşik Devletler’e giden tutkunlarından bazılarının Salinger’ı Beşinci Cadde’de gördükleri rivayet edilir. Onu bulması için dedektif tutan saplantılı okurları bile var. Merak edilen, ölümünden sonra yazarın geride bir sandık dolusu eser bırakıp bırakmayacağı. Salinger’ın ardından ikinci bir Kafka vakasıyla karşılaşabiliriz.
Clement Cadou
Kasım 16, 2008 · Kategori: Siradisi Yazarlar
Cadou yazar olmaya hevesli bir genç. Bu hevesi ailesi tarafından da desteklenmekte ve bütün imkanlarını seferber ediyorlardı. Her şey bir gün eve bir yazar davet etme fikri ile başladı. Ve zamanının ünlü Polonya lı yazarı Gombrowicz i evlerine davet ettiler. Cadou genç yaşına rağmen Gombrowicz in eserlerini yeterince tanıyor ve ondan etkileniyordu.
Ancak davettebeklenmedik bir durum gerçekleşti, Gombrowicz i kendi evinin dört duvarında görmek genç Cadou yu o denli etkiledi ki gece boyunca bir kaç kelimeden başka bir şey söyleyemedi.Ve sonuçta kendisini, yemek yedikleri salonun bir mobilyası gibi hissetmeye başladı. Ve yazma hevesi tamamen kayboldu ama bu sanatsal boşluğu resim sanatına el atarak doldurmaya çalıştı. Özellikle de mobilya resimleri. Tablolarının tümünün kahramanları bir mobilyaydı ve hepsi de aynı gizemli adı taşıyordu : KENDİ PORTREM.
Gençken yazar olmak istediği hatırlatıldığında " Kendimi bir mobilya gibi hissediyorum ve bildiğim kadarıyla mobilyalar yazmaz" cevabını veriyordu. Cadou en sonunda kendi mezar taşı için bir kitabe hazırladı :
Daha fazla mobilya olmak istedim ama ne yazık ki bunu bile başaramadım. Yaşamım boyunca tek bir mobilya olarak kaldım, yine de, geriye kalanın sessizlik olduğu düşünülürse bu hiç de az sayılmaz.
Maria Lima Mendes
Kasım 15, 2008 · Kategori: Siradisi Yazarlar
Maria Lima Mendes Paris'te yaşıyordu ve yazar olmak istiyordu.Geniş bir hayalgücü ve yeteneği vardı. Ta ki Chosisme yakalanana kadar.Sürekli yokluk ve suskunluktan söz etmeye başlamıştı.
Bunca yokluk ve suskunluk duygusuna karşın , başlangıçta Paris onun için yalnızca bir fiesta idi. Bir ambleme sahip olmak ve gizli bir tarikatı kurcalamak Maria'nın yaşamında bir drama dönüştü ve onun yetkin bir edebiyatçı olmasını engelledi.
Romanlarda nesneleri ağırağır tarif etme modasının olduğu dönemlerdi ve Maria bundan çok etkilendi.Bir gün cafe oturup romanını yazmaya çalışırken garsondan soğuk bir maden suyu getirmesini rica etti.O zamana kadar her şey Maria için yolunda gidiyordu.Ancak, madensuyunun gelişinden itibaren roman dramatik bir biçimde karaya oturdu, çünkü hiç beklemediği bir anda bu durum ona nesneleri tarif etme modasına uyma olanağı sağladı. Ve maden suyu şişeside romana dahil oldu. Maden suyu şişesinin üzerindeki etiketin ayrıntılı tanımlaması tam otuz sayfa sürdü. Ve tanımlama bitince roman artık bloke olmuş ve parçalanmıştı.Bundan sonra o veya başka bir romanı hiç bir zaman bitiremeyip edebiyat dünyasının enteresan karakterleri arasında kendisi sağlam bir yer edindi.
Son Yazılarım
- Zamanın Cazibesi
- izm'ler
- Pastırma Yazı
- Gael García Bernal
- Alejandro González Iñárritu
- Korsanlar
- UGG® Australia
- Cult Dialoque
- Anlar
- ignorance is bliss
- Sadece dans edebilen bir tanrıya inanırım !
- Yuvarlağın Köşeleri
- KK
- Cinsiyet Üzerine
- Schopenauer
- Korkak
- h e r k e s s e v g i l i s i n i m u t l u e t m e k i ç i n ı
- lili marlene
- hüzün
- Franz Kafka
- Çarpıcı bir reklam
- Giriftizm
- monolog
- Fotoğraf
- Jerome David Salinger