Böyle zamansız güneşli,
umulmadık mavi günlerde,
bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum.
iliklerimdeki yitik aşkı sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum.
Sanki şiirini bilmediğim,
bir fransız akşamında,
kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin...
içimde ayak izlerin,
aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan...
ve ben ne zaman,
kiminle sevişsem,
hala seni aldatıyorum.
Yılmaz Erdoğan
Pastırma Yazı
Kasım 26, 2008 · Kategori: sihir
0 yorum yazılmıştır
Son Yazılarım
- Zamanın Cazibesi
- izm'ler
- Pastırma Yazı
- Gael García Bernal
- Alejandro González Iñárritu
- Korsanlar
- UGG® Australia
- Cult Dialoque
- Anlar
- ignorance is bliss
- Sadece dans edebilen bir tanrıya inanırım !
- Yuvarlağın Köşeleri
- KK
- Cinsiyet Üzerine
- Schopenauer
- Korkak
- h e r k e s s e v g i l i s i n i m u t l u e t m e k i ç i n ı
- lili marlene
- hüzün
- Franz Kafka
- Çarpıcı bir reklam
- Giriftizm
- monolog
- Fotoğraf
- Jerome David Salinger